9 Aralık 2014 Salı

12 YILLIK ESARET



1841'de  New York'ta ailesiyle birlikte mutlu bir şekilde yaşayan aynı zamanda da müzisyen,özgür ve siyahi bir adam olan  Solomon Northup bir gün müzik işi için 2 adamla tanışır ve iş için Washintong'a gider .



Solomon'un hayatı ve inandığı medeni dünya altüst olur çünkü Solomon kaçırılıp Güneyde bir çiftlikte çalışması için köle olarak satılır.AMERİKA'DA özgür bir siyahi olmak için verdiği tüm çaba boşa gitmiş hayatı yerle bir olmuştur.




Bu cehennemde Solomon acıyı en derinlerinde  duyacak,özgürlüğün kutsallığını iliklerine kadar hissederken,umutsuzluğun içine düşen insanların da hayatlarına şahit olacaktır.Solomon on iki yıl boyunca bu işkenceye katlanmak zorundadır ama ne yapıp ne edip özgürlüğünü tekrar kazanmalıdır zaten kendisinin olan bir şeyi geri alma mücadelesi bile saçma iken bir de insanın başka bir insana yaptığı zulümü izlemek de ayrı bir dram.

 Solomon Northup'un anılarından yola çıkılarak yapılan film gerçek hayat hikayesine dayanıyor bu yüzden içinize bu kadar işliyor olmalı insanların sırf ten renginden dolayı bunları yaşadığını aklınız almıyor.




Hele ki sabun sahnesi o an tüyleriniz diken diken oluyor.Patss'in sırtında açılan kamçı izleri hem bedeninde hem ruhunda tarif edilemez yaralar açıyor, yalvarıyor Solomon'a ne olur sen yap sen öldür beni.... Solomon çaresiz Patss umutsuz....



 Solomon o çok sevdiği kemanını parçalıyor parçalıyor ki o alçakları kendi kemanıyla eğlendiremesin.Böylece sanki kendisinden vazgeçiyor bir yanını söküp içinden atıyor.



Her sahnesi ayrı bir hayat dersi olan oscar ödüllü bu film arşivinizde olmayı hak ediyor.Filmin yönetmenliğini Steve McQueen yapımcılığını  Brad Pitt üstlenmiş.Başrolünü ise Chiwetel Ejiofor canlandırmıştır. Brad Pitt filmin sonlarında Solomon'un kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıp hoş bir sürpriz yapıyor bize. Film son yılların başyapıtlarından biri emek verilmiş kaliteli bir film görüntüsünden müziklerine, oyuncu kadrosuna kadar bunu hissettiriyor izleyin ve özgürlüğünüz için bir kere daha şükredin iyi seyirler :))







fatma

20 Ekim 2014 Pazartesi

Empress Ki



                                                      Cariyelikten   Kraliçeliğe


Uzun zaman önce izlediğim beni çok etkileyen ve çok sevdiğim bu diziyi sizlerle paylaşmadan geçemedim.Empress Ki normal kore dizilerine göre uzun 51 bölümlük bir dizi ama sizlere şunu söyleyebilirim dizi bittiğinde keşke daha bitmeseydi,devam etseydi de izleseydim hissini veren nadir tarihi kore dizilerinden.Beni bu kadar etkilemesinin bir nedeni de gerçek bir hikayeden alınmış olmasıdır.

Dizi Cengiz Han'ın kurduğu Yuan İmparatorluğuna 37 yıl hükümdarlık eden 'DEMİR LEYDİ' İmparatoriçe Gi'nin yaşamını konu alır.İmparatoriçe, Kore' de doğan fakat Yuan İmparatorluğunda yaşayan imparatoriçeliğe kadar yükselen zeki ve mücadeleci bir kadındır.Şimdi de bu karaktere ve hikayeye hayat verenleri görelim.



Ji Chang Wook Yuan İmparatoru Huizang'a hayat vermişti ve çok çok başarılıydı. İmparator Huizang babasının ölümünden sonra imparatorluğa aday olan ilk kişidir, fakat tahta göz dikmiş acımasız amcası ve kuzenleri tahta hasta ve küçük kardeşini çıkarıp Huizang'ınıda Goryeo 'ya sürgün etmiştir. Canını Goryeo tapraklarında alıp hem tahtı hem Goryeo 'yu ele geçirmeyi planlamıştır.Huizang bu planın farkındadır ve amcasından ölesiye korkmaktadır.Şimdiye kadar amcası yüzünden de birşey öğrenememiş ödlek ve cahil yetişmiştir ama çok içten sevgi dolu bir karakterdir Sürgün edildiği Goryeo topraklarında koruması olan Ki Su Yang'tan çok etkilenir ve daha sonra bu çok derin bir aşka dönüşür.















Joo Jin Mo Goryeo kralı Chunge rolünü canlandırıyor. Kralımız oldukça zeki ,çevik , kabiliyetli ve çok iyi kalpli bir kral halkını çok seviyor ve onlar için çalışıyor Sunyang'ın yeteneklerinden ve sadakatinden çok etkileniyor.O zamanlar Yuan prensi sonrasında imparator olan Huizang'ın ülkesine sürgün gönderilmesini hiç istemese de onu korumak zorunda kalıyor çünkü ülkesinde imparatora bir şey olursa bu savaş sebebi.Bunun üzerine Huizang'ı koruması için çok güvendiği Sunyang 'ı görevlendiriyor.








Ha Ji Won İmparatoriçe Ki'yi canlandıran oyunucumuz onu hepimiz SECRET GARDEN dizisinden hatırlarız.Burda da gördüğüm en iyi oyunculuğunu sergilemiş açıkcası[ birkaç dizisini izledim :)] Ki Su Yang annesiz büyümüş bu yüzden kimliğini bile saklayarak erkek gibi kendini yetiştirmiş ki böylece annesini öldürenlerden intikam alabilsin. Bunun yanında çok kabiliyetli ve acayip zeki zekasına hayran kalabilirsiniz bende öyle oldu :D zekasıyla iki kralı da kendine aşık ediyor zaten :) Goryeo  kralı ile birlikte Yuan imratoruna yardım eder.

Dizimiz asıl o zaman başlar...


Ama tüm yardımlarına rağmen imparator kendi hayatını kurtarmak için yalan söyleyip Goryeo ve Ki su yang 'ın tüm sevdiklerini zor duruma düşürünce Ki su yang bu işin sonunu bırakmaz ve tüm sadakatiyle bağlı olduğu kralıyla Goryeo bağımsızlığı için düşer yollara...

Bu sırada Goryeo kralına olan sadakati aşka dönüşür ama bir yandan da Yuan imparatorun görmezden gelemeyeceği kadar büyük aşkı vardır.ayrıca kaderin onlar için çok farklı planları vardır onlar Yuan'ın acımasız hükümdarlarının elinde ayrı düşer ve Goryeo kralının asılsız ölüm haberi Sunyangı yıkar.





İntikam duygusuyla önce hizmetçi olarak girdiği sarayda  imparatorun cariyelerinden biri olur.Bu zaman sürecinde yaşadıklarından sonra tüm  Yuan'ı kendisinin yöneteceğine yemin eder ve onu mahvedenlerin sonunu hazırlar. fakat bu sırada imparatorun aşkına kayıtsız kalamaz , onu gerçek bir imparatora dönüştürür.






BATOLU 'DAN bahsetmeden geçemiycem Türk bir lideri canlandırıyor bilirsiniz o zamanlar Türkler göçebe yaşıyordu ve savaşçı bir toplumdu özellikle Çinlilerin korkulu rüyasıydı dizide de bu işlenmiş,önemli bir karakter ve Goryeo kralına da çok yardımı dokunuyor.


Dizi için anlatamadığım o kadar çok şey var ki kısacası izlemesi çok keyifli çok heyecanlı bir dizi benim tavsiyemdir :)








fatma**